16 Kasım 2013 Cumartesi

Muharrem 2013 (14 Kasim Perşembe 10. Aksam) Şam-ı Geriban

Kerbela Katligahından Evrensel Mesaj

Harezmî diyor ki: İmam Hüseyin (a.s), aralıksız düşmana saldırıp şiddetle savaşıyordu, her saldırısında düşmandan bazılarını yere seriyordu. Bu esnada aniden düşman ona ruhî bir darbe vurup onu mağlup etmeye karar verdi ve bu maksatla İmam'la çadırların arasına girerek hamleyi çadırlara doğru yöneltti.


Bu esnada İmam Hüseyin (a.s) yüksek bir sesle şöyle feryat etti:
"Ey Ebu Süfyan ailesine uyanlar! Eğer dininiz yok, kıyamet gününden de korkmuyorsanız, hiç olmazsa en azından dünyanızda hür kişiler olun. Eğer arap olduğunuzu iddia ediyorsanız (nitekim de böyle düşünüyorsunuz) hasebinize dönün ve insanlık şerefinizi koruyun."[16]
Şimr cevaben "Ya Hüseyn! Ne söylüyorsun?dedi. İmam (a.s) ona cevabında şöyle buyurdu:
"Ben sizinle, siz de benimle savaşıyorsunuz, bu kadınların bir suçu yoktur. Ben hayatta olduğum müddetçe yağmacılarınızı ehl-i beytime saldırmaktan alı koyun."
Şimr: "Ey Fatıma'nın oğlu! Bu isteğini kabul ediyoruz." dedi
Şimr daha sonra ordusuna şöyle seslendi: "Hüseyn'in haremine saldırmaktan sakının, saldırılarınızı O'nun kendisine yöneltin. Canıma andolsun ki O kerim bir rakiptir."
İmam Hüseyin (a.s)'ın bu sözü gerçi zahirde Aşura günü namertçe çadırlarına saldırıya geçen Kûfe halkına hitaben irad edilen bir hitabedir. Ama hakikatte, Kerbela katligahından her asırda bütün insanlara söylenilen umumi ve evrensel bir mesajdır.
İnsan, ilahi kanun ve semavî düsturlara bağlı olmasa bile en azından kendi hürriyetini, yiğitliğini korumalı ve insanlar arasında geçerli olan kanun-kurallara uymalıdır.

İmam Hüseyin (a.s)'ın Son Münacatı

Misbah'ül Müteheccid ve İkbal kitaplarının naklettiğine göre İmam Hüseyin (a.s), hayatının en son anlarında gözlerini açıp göğe doğru baktı ve son olarak alemlerin Rabb'iyle şöyle münacatta bulundu:
"Ey kendisinden başka ilah olmayan Allah! Senin kaza ve kaderinin karşısında sabrediyorum. Ey imdat dileyenlerin imdatçısı! Benim senden başka bir Rabbim, bir mabudum yoktur. Senin hükmüne ve takdirine sabrediyorum. Ey yardımcısı olmayan! Ey daimi olup sonu olmayan! Ey ölüleri dirilten! Ey herkese ameliyle karşılık veren Allah! Benimle bunların (Kûfe halkının) arasında sen hükmet. Zira sen hükmedenlerin en hayırlısısın."
İmam Hüseyin (a.s) daha sonra yüzünü toprağa koyarak şöyle dedi:
"Allah'ın adıyla, Allah'ı anarak, Allah'ın yolunda ve Resulullah'ın dini üzere (dünyadan ayrılıyorum.)"[17]
___________________
Kaynakça:
[1] - Taberi, c. 7, s. 308. Kamil, c. 3, s. 282. Harezmî, c. 1, s. 234
[2] - Nur'üs-Sakaleyn, c. 4, s. 221. Bihar'ül-Envar, c. 10, s. 188
[3] - Tühaf'ül-Ukul, s. 174. Taberi, c. 7, s. 300. Maktel-i Harezmî, c. 2, s. 5. Lühuf, s. 69
[4] - Maktel-i Harezmî, c. 1, s. 245
[5] - Ensab-ül Eşraf, c. 3, s. 185. Taberi, c. 7, s. 319. Kamil, c. 3, s. 285. İrşad, s. 240
[6] - Bu söz "Nefes'ül-Mehmum" kitabından nakledilmiştir
[7] - Kamil-üz Ziyarat, s. 37
[8] - Belağet'ül-Hüseyn, s. 190
[9] - Taberi, c. 7, s. 327. İbn-i Asakir, s. 211. Kamil, c. 3, s. 287. İrşad-ı Mufid, s. 233
[10] - Taberi, c. 7, s. 328. Kamil, c. 3, s. 287. İrşad-ı Mufid, s. 234. Maktel-i Harezmî, c. 1, s. 253
[11] - Maktel-i Harezmî, c. 1, s. 253
[12] - Ensab-ül Eşraf, c. 3, s. 188
[13] - Bu hutbe az bir farkla Tühaf'ül-Ukul, s. 171 de, Maktel-i Harezmî, c. 2, s. 7-8 de, Lühuf, Maktel-i Avalim ve Tezkiret-ül Havas kitablarında nakledilmiştir. Fakat biz Maktel-i Harezmi'den naklettik.
[14] - Lühuf, 89. Maktel-i Harezmî, c. 2, s. 9
[15] - Maktel-i Mukarrem, s. 337
[16] - Maktel-i Harezmî, c. 2, s. 33
[17] - Lühuf, s. 110


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder